İş Yerinde Adalet Mi ? Eşitlik Mİ?

Özellikle Yönetim Bilimi açısından değerlendirildiğinde Eşitlik ve Adalet kavramlarının çoğu kez bir birine denk kullanıldığı görülmektedir. Bu nedenle de kaynakların dağıtılması, uyuşmazlıkların çözülmesi, pirim ve terfi süreçlerinin işletilmesi noktasında bir çok problem ortaya çıkmaktadır.

Türk Dil Kurumu Adaleti Kişiye uygun olanın verilmesi olarak tanımlarken, Eşitliği iki veya daha çok şeyin bir birine denk olması şeklinde tanımlamaktadır 1. Dolayısı ile bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere eşitlik ve adalet bir birinden farklı anlamları ifade eden iki kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Her iki kavramın özellikle iş hayatında göz ardı edilmesi veya bu iki kavramdan sadece biri üzerinde durulması – örneğin çalışanlara her koşulda mutlak eşit şekilde davranılması veya adil davranma kaygısı ile koşulları eşit olmasına rağmen taraflara eşit davranılmaması – özellikle demokratik örgütlerin oluşumuna olumsuz etki etmekte ve çalışan bağlılığını zedelemektedir.

İşletmenin kaynaklarının dağıtımı konusunda çalışanların sahip olduğu adalet Dağıtım Adaleti, Bu kaynakların dağıtımına temel teşkil eden prosedürlerin nasıl veya niçin ortaya çıktığı konusunda çalışanların sahip olduğu endişeler Prosedür Adaleti, Çalışanların kişiler arası muameleleri değerlendirmesi ise Etkileşim Adaleti olarak adlandırılmaktadır 2.

Dolayısı ile iş görenler aldıkları maaşları, primleri ve promosyonları kendisine uygun olup olmadığını değerlendirmekte, kendisine sunulan bu kaynakların hangi prensipler doğrultusunda belirlendiğini irdelemekte, ve kendi hakkına düşen bu kaynakları diğer örgüt çalışanları ile karşılaştırmakta ve sonuçta kendi örgütü ile ilgili bir adalet algısı oluşturmaktadır.

Sonuç itibari ile bu adalet algısına denk gelmeyen muameleler – her ne kadar eşitlik çerçevesinde çalışana yönlendirilmiş olsa da – algı ve uygulama uyuşmazlığı sonucu çalışanlar tarafından adaletsiz olarak adlandırılmakta ve örgütsel bağlılık başta olmak üzere, çalışan performansı, verimlilik ve etkinliğinin düşmesine neden olabilmektedir.

Özetle, çalışanın örgütsel bağlılığının arttırılması, örgüt performansının arttırılması, performansta verimlilik ve etkinliğin elde edilmesi, demokratik örgüt yapısının oluşturulması ve daha bir çok konuda pozitif kazanımların elde edilmesi için işletmenin çalışanların adalet algısını iyi analiz etmesi ve iyi yönlendirmesi gerekir. Aksi halde çalışanların örgüte karşı edindiği adaletsizlik algısı zamanla negatif sonuçların doğmasına, dolayısı ile iş gücü kaybının yaşanmasına neden olabilir.

  1. TDK. (2011). Türkçe Sözlük, 11. Baskı, Ankara: Türk Dil Kurumu.
  2. Balassiano, M., & Salles, D. (2012). Perceptions of equity and justice and their implications on affective organizational commitment: a confirmatory study in a teaching and research institute. BAR-Brazilian Administration Review, 9(3), 268-286.
  3. Image by Mediamodifier from Pixabay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir