İşletmenizi Nasıl Hayatta Tutarsınız !

İşletmeler açısından bu yüzyılı bir veya iki kelime ile anlatmak istersek sanırım buna en uygun kelime “Hayatta Kalmak” olurdu.  Çünkü hemen her alanda pazarın ihtiyaçlarını karşılamanın çok ötesinde faaliyet gösteren onlarca, yüzlerce hatta binlerce işletme bulunuyor. Üstelik bu işletmelerin bir çoğu aynı pazarda faaliyet gösteren ancak orada fiziksel olarak bulunmayan işletmeler. Şüphesiz bilgi teknolojileri ve internetin bu tür işletmelerin bir zamanlar fiziksel olarak orda bulunmayı hayal bile edemedikleri pazarlara, sanal olarak ulaşmasını mümkün hale getirmiştir. Hal böyle olunca hemen her sektörde son kullanıcıların önünde bir birinin alternatifi onlarca, hatta yüzlerce işletme bulunabiliyor. Tam da bu nedenle, bu yüz yıl bu kadar yoğun rekabetin yaşandığı bir ortamda, bir hayatta kalma savaşına dönüşmüş durumda.

Peki, siz bir işletme sahibi olsanız, kıyasıya rekabetin yaşandığı bir ortamda nasıl hareket ederdiniz. İşte cevabı,

1- İster yıllardır faaliyet gösteren bir işletmeye sahip olun, ister sektöre yeni girmeye hazırlanan bir işletme olun, ister küçük ölçekli ister büyük ölçekli olun, kendinize cevaplamanız gereken şu 4 soruyu mutlaka sorun.

Nereden geldik: Yani işletmeniz hangi toplumun içinden doğmuştur. Dürüstlük, Ahlak, Doğruluk, Yardımseverlik, Birlik Olma gibi değerlerin hangileri sektöre girerken sizin işletmenizin bir parçasıydı.

Neden geldik: İşletmeniz sektöre hangi amaçla girdi. Neden farklı bir sektör değil de bu sektöre giriş yapmayı tercih ettiniz. İdealleri gerçeğe dönüştürmek için mi, daha kazançlı bir sektör olduğu için mi, sadece bu işi bildiğimiz için mi, Toplumsal fayda sağlamak için mi. Bu soruya verilecek cevap aynı zamanda işletmenin faaliyetlerine de yön verecektir.

Neredeyiz. İşletmenin mevcut durumu, geçmişi ile şimdiki halinin karşılaştırılması ile belirginleşir. Böylelikle İşletmenin amacından sapıp sapmadığı bu soruya verilecek cevaba göre değişiklik gösterir. Kendini tanımayan bir işletmenin yolunu kaybetmesi kaçınılmazdır. İşletmenin gideceği yol ancak şu anda durduğu noktaya göre şekillenir. İşletmenin şu anda nerede olduğu onun varmak istediği noktaya çıkacak alternatif yolların belirlenmesine yardımcı olacaktır.555

Nereye Gidiyoruz: Bir işletmenin bu soruya vereceği cevap farklı bir takım faktörlerden etkilense de büyük oranda işletmenin kuruluş amacına göre değişiklik gösterecektir. Çünkü işletmelerin gerçekleştirmek istedikleri hedefleri ve varmak istedikleri amaçları onların önceden sahip oldukları değerlere ve kuruluş aşamasındaki misyonuna göre şekillenecektir.

Çalışanlarınızı en az müşterileriniz kadar önemseyin. Her ne kadar yapay zekanın hızla hayatımıza girmesi ile bir çok sektörde insanın yerine akıllı otomat sistemler ve robotlar alsa da bu üstün teknolojilerin yine karar vermek için güdülerle harekete geçen, bilginin yanında duyguları ile hareket eden, aldığı kararın değerlendirmesinde ihtiyacının giderilmesinin ötesinde duygularının tatminini önemseyen insana hizmet verdiğini unutmamak gerekir.

2- İşe yönelik mi, yoksa kişiye yönelik mi bir liderlik tarzı sergileyeceğinizi belirleyin. Bunun için çalışanlarınızın algılarını sık sık analiz edin ve onların verimliliğine hangi liderlik tarzının ve hangi liderlik davranışlarının daha pozitif etkiyi sağladığını öğrenin ve liderlik davranışınızı o yönde geliştirin.

3- Çalışanlarınızı kendileri ile baş başa bırakmayın. Çalışanlarınıza davranışlarında rehberlik edecek, onlara hangi durumda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda fikir sağlayacak ve işletmenize ait olan değerler, simgeler, inançlar, normlardan oluşan bir kurum kültürü oluşturun ve en başta da siz bu kültürü benimseyin. Böylelikle kurum kültürünüze uygun çalışanların işe alınması ile birlikte daha uzun süre sizinle çalışabilecek bir insan kaynağına da sahip olmuş olacaksınız.

4- Rakiplerinizden farklılaşabileceğiniz noktalara odaklanın. Ne kadar yoğun bir rekabet ortamında faaliyet gösterirseniz gösterin rakiplerinizden ayrılabileceğiniz ve hedef kitlenizin sizi tercih etmesine neden olacak bir noktanın olduğunu asla unutmayın. Bu ürünlerinizde, dağıtım ağınızda, tanıtımlarınızda, fiyatlarınızda, hizmet verme şeklinizde, insan kaynaklarınızın yeteneklerinde, iş yapma süreçlerinizde, işletmenizin kültüründe, kullandığınız teknolojilerde ve daha bir çok alanda öne çıkaracağınız ufak değişikliklerle olabileceği gibi bu alanlarda yapacağınız marjinal değişikliklerle de gerçekleşebilir. Ama şunu asla unutmamak gerekir, Her işletmenin öne çıkaracağı ve rakipler tarafından kolay kolay taklit edilemeyecek bir çekirdek yeteneği mutlaka vardır ve bu yetenek de işletmeleri rekabette hayatta tutmaya yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak şunu unutmamak gerekiyor. Her yeni bir gün, hatta her yeni bir saat, bir işletmenin yeniden kurulması ve faaliyete geçmesi anlamına geliyor. Çünkü günümüz işletmeleri, zamanın çok hızlı tüketildiği ve bilginin zamandan bağımsız olarak, zaman üstü bir boyutta paylaşılabildiği bir ortamda faaliyet gösteriyor. Özellikle böyle bir ortamda işletmelerin kurulduktan sonra kendini sürekli olarak gözden geçirmek ve çevresini analiz etmek yerine, bir köşeye çekilip, rutin faaliyetler ile sadece bildiği işi, bildiği gibi yapması, hatta bildiği işin bir gün bildiği iş olmaktan çıkacağı gerçeğini göz ardı etmesi, işletmenin hayatının devam etmesi için yetmeyecektir.  İşletmeler artık değişime açıklığı, yeniliği, esnekliği, çevikliği, öğrenmeyi, öğrenileni sistemli bir şekilde paylaşmayı, bilgi üretimini ve en önemlisi insan odaklı olmayı bir kültür haline getirip bunu içselleştirmedikçe hayatta kalmaları o kadar zorlaşacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir