Mısır Patlağı Çalışanlar

Yazının başlığı biraz uç gibi görünebilir ama çalışma hayatında sıkça karşılaştığımız bir durumu anlatmak için ideal bir tanım gibi görünüyor.

İşletmeler hizmet verdiği alanda başarılı olmak ve başarısını sürekli büyüyerek sürdürmek için bir çok yatırım maliyetine katlanırlar. Yatırım yapılan bazı alanlar şu şekilde sıralanabilir. Bu yatırımlardan bazıları, teknoloji, üretim süreçleri, hammadde, pazarlama, tasarım, dağıtım v.b

Bütün bu alanlarda yapılan yatırımların işletmeye karlılık esasına göre getirisini ölçmek veya hangi yatırımın işletme için rekabette ne kadar üstünlük getireceğini kestirmek çok zor değildir. Çünkü sonuçta bu tür alanlardaki yatırımlar bir takım istatistiksel çıkarımlar sonucu öngörülebilir sonuçlara sahip olmamıza olanak verir. Örneğin bir tekstil fabrikasının üretim bandında yapılacak değişikliğin üretime ne kadar katkı sağlayacağı kolaylıkla kestirilebilir. Ya da ürün satışı için yapılacak pazarlama faaliyetlerinin ürünün marka değerine ne kadar katkı sağlayacağı yaklaşık olarak tahmin edilebilir. Ancak işletmeler açısından yapılacak yatırımların geri dönüşünün tahmin edilmesi en zor olan alan İnsan Kaynaklarıdır.

İnsan doğası itibari ile kendi davranışını bile istediği yönde şekillendirebilen bir varlık değildir. Bu nedenle bir insanın başka bir insan tarafından istenilen yönde davranışa sevk edilmesi beklenenin ötesinde bir zorluğa sahiptir. Bir makineden farklı olarak insan, özellikle çalışma hayatından bir çok faktörden etkilenmekte ve kendi programının dışına çıkması için zorlanmaktadır. Yazımızın başlığında belirttiğimiz mısır patlağı çalışanlar tabirini kullanmamızın nedeni de budur.

Her çalışanın kendini rahat hissettiği ve kimyasına uygun bulduğu bir çalışma ortamı ve çalışma şekli vardır. Bireyler bu çalışma ortamının değişmesi halinde farklı bir kimyaya bürünür ve tıpkı fazla ısıya maruz kalmış bir mısır gibi farklı bir forma geçerler. Bir işletme olarak çalışanların bu başkalaşımına neden olmamak için işletmeyi her zaman çalışana uygun bir ortamda tutmak gerekir. Her mısır aynı ısı derecesinde patlamadığı gibi her çalışan da işletmenin uygulamaları karşısında aynı tepkileri vermez. Her çalışanın tıpkı mısırlar gibi belirli bir direnç noktası vardır. Bu nedenle işletmeler çalışanlar henüz patlama derecesine gelmeden onların sorunları ile ilgilenmeli ve çalışanlarının işletme için sürekli olarak doğru formda kalmasını sağlamalıdır. Özellikle yüzlerce çalışanı olan işletmeler için her çalışana ayrı ayrı yaklaşımlar sergilenmeli ve politika ve uygulamalar bu yönde şekillenmelidir.

Bu oldukça maliyetli bir süreç olsa da başlangıçta işe aldığınız çalışanınızın zamanla bambaşka bir kişiliğe bürünerek işletme için faydasız bir iş görene dönüşmemesi için kaçınılmaz bir yatırım olarak işletmelerin karşısında durmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir